TÜRKİYE CANIM FEDA


   
  CcC:::::::....:::::::...::::::ÜLKÜCÜYÜZ..::::..BİZ:::::...::::::::...:::::::::CcC
  BASBUG ALPASLAN TURKES'IN MILLI AHLAK HAKKINDA GORUSLERI
 
BAŞBUĞ ALPASLAN TURKEŞ'İN MİLLİ AHLAK HAKKINDA GÖRÜŞLERİ


MİLLİ AHLAK Medeniyetler para ile değil, ilimle, imânla, ahlâkla kurulurlar; medeniyetler parasızlıktan değil ilimsizlik, imânsızlık, ahlaksızlıktan çökerler. Bugün devletlerin hayatında en büyük düşmandan bahsedilebilir. Fakat en büyük dostan hayır. Unutmayınız ki Türk milletine en büyük dost yine Türk milletidir, Türk milletine en büyük yardımcı vine kendi çalışma ve gayretidir. Yakın bir gelecekte insan varlığını tam ve doğru olarak kıymetlendirmeden inşâ edilen bütün doktrin ve tatbikatlar ıslaha muhtaç veya yıkılmaya mahkûm olacaktır. İnsanın kâinata denk yaratılışından faydalanınak, haset ve ihtiraslarına duvar çekmek. işte üçüncü yolun karakteri budur. Bizim gözümüzde mülk insanlara ilâhi bir emanettir. Bu emanet üzerinden tasarruf, manevî plânda Rabbin rızasını, maddî planda kişinin ailesini, milli iktisat ve millî gelirin artışını, hedef tutar. İlmin ve ahlâkın gösterdiği yoldan ayrılamaz. Aksi takdirde devlet mülke müdahale eder. Mülk inkar edilemez, fakat rnülk üzerinde hudutsuz bir tasarrufta düşünülemez. Hedefimiz Batı medeniyeti değil Türk - İslâm medeniyeti ve cihan tekniğidir. İlim ayda da olsa gidip alacağız. Fakat Türk-İslâm medeniyetinden ebediyen ayrılmayacağız. Unutmayızın ki omuzlarımızda Türk Milletinin yüce kaderini, Türk Milleti de gönlünde insanlığın kaderini taşıyor. Ahlâk buhranı Memleketimizin içerisinde bulunduğu bunalımın başlıca sebeplerinden birisi de ahlâk buhranı ve toplumu saran manevi boşluktur. Toplumların huzurlu olabilmesi, insanların ahlâklı ve dürüst olmalan ile mümkündür. Eğer bir toplumda insanlar son derece bencil, son derece ahlâk kurallarından uzak ve son derece dejenere olmuş bir halde ise, o toplumda huzurdan söz edilemez. Bugün içinde yaşadığımız bozuk durumu hazırlayan sebeplerin başında, toplumdaki manevi değerlerden uzak, geleneklere saygısı kalmamış nesiller, Türk Milletinin yarınlara olan güvensizliğinin esas kaynağı olmuşlar ve yıllarca memleketi idare eden kişiler bu gerçeği fark edememişlerdir. İlk mektepten üniversitenin son sınıfına kadar millilik vasfını yitirmiş bir eğitim ve öğretim ile yetişen gençlerin durumları gözler önündedir. Aile ve toplum münasebetlerinde vurdum duymaz ve büyüğüne saygısı, küçüğüne sevgisi kalmamış, belli bir inançtan yoksun gençlerimizin içinde bulunduğu bunalım işte bu gerçeğl bizlere açıkça hatırlatmaktadır. Batı zihniyetini anlamaksızın ve öğrenmeksizin, sadece dış görünüşünü şeklen taklit etmek ve kendisi gibi düşünmeyenleri gerici, medeniyetsiz diye nitelendiren kimselerin zavallılığı ibret verici bir durumdur. Biz Milliyetçi Hareketçiler olarak her şeyden önce memlekette yeni bir ahlak anlayışının hakim olmasının kagasını vermekteyiz. Ahlâktan yoksun bir toplumda iktisadi meseleler ne kadar halledilirse edilsin, huzurdarı söz etmek mümkün değildir. Memleketimizin insanlarının birbirlerini sevmesi, sayması, birbirlerine yardımcı olmamaları, milli birlik ve beraberlik içerisinde ülkemizin iktisadî kalkınma savaşında sadece memlekete hizmet ve toplum yararına çalışmak ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Materyalist toplumlarda yukarda işaret ettiğimiz hususların gerçekleşmesi mümkün değildir. Gerek kapitalist ve gerekse komünist düzenlerde ön plânda olan düşünce, maddi menfaat olduğu için, kişilerin toplum yararına çalışmalarda bulunmaları imkânsız gibidir. Biz burıun îçin diyoruz ki, kişilerin topluma yararlı olmaları ancak yüksek inançların aşılanması, manevî değerlerin yararlı olmaları ancak yüksek inançların aşılanması, manevi değerlerin geliştirilmesi ve yüksek bir ahlâkın toplumda geçerli kılınması ile mümkündür. Ahlâk mücadelesi Mücadelemiz her ne pahasına olursa olsun siyasî kazanç mücadelesi değil, ahlâk ve fazilet mücadelesidir. Bu mücadelenin karakteri yıkıcı değil, yapıcı olmaktır ve ergeç Türk insanının elinde zaferlere ulaşacaktır. Bu şerefli mücadeleye Büyük Türk Milletini dâvet ederim. Kat'i inancımız şudur ki, Türkiye'nin kalkınma hareketi öncelikle ahlâk inşasından başlatılmalıdır. İşte Kurtuluş Hareketimizin temel felsefesi bııdur. Üzerinde büyük önemle durduğumuz ilim ve teknik de buna bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, bir toplum içinde ahlâkta iştirak, şekilde bütün zıddiyetleri ortadan kaldırır. Büyük bir düşünürün dediği gibi, ilim ve hikmet ve ahlâktan doğar. Üzüntü ile ifade ederim ki; bugün rüşvet, iltimas, ihtikâr bir kanser gibi bütün ülkeyi sarmıştır. Toplum disiplini bozuk, devlet otoritesi zayıftır. Vatandaşlarımız en basit trafik muamelesinden, gümrükten, kredi rnüesseselerinden, hastahanelerden, ürünlerinin para etmeyişinden şikâyetçi, ter ve emeklerine cevap alamamaktan müteessirdir. Tefeciler kol gezmekte, nimetler gücû yetenlerin elinde, hizmetler ve yükler zayıflarırı sırtındadır. Yüce Türk Milleti bugün kendine dönüşün ve yeni bir uyanışın gereğini ve gerçeğini duymaktadır. Bunun neticesi olarakta vatanımızm içinde bulunduğu buhrandan kesin olarak kurtuluşu ve milletimizin en ileri milletler seviyesine çıkabilmesi için tek çıkar yolun Milliyetçi Hareket olduğuna inanan ve idrâk eden geniş halk kitleleri parti ize büyük teveccüh göstermeye başlamışlardır. Böylece milliyetçilik fıkri bâtıl romantizminden kurtulmuş millet emrinde ve hizmetinde bir hareket haline gelmi ştir. Bu hareket demokratik nizarn ve anayasa çerçevesi içinde aziz milletimize hizmet yoludur. İnsan hak ve haysiyetine saygılı, hürriyetlerden taviz vermiyen Türk'lük gurur ve şuuru, İslâm ahlâk ve faziletiyle yuğrulmuş, Dokuz Işık görüşü de hareketimizin ışığıdır. Milliyetçi harekete inananlar sosyal adaletin tesisinde hamiyeti başkalarının kesesinde arayanlardan değildir. Bizim tesis edeceğimiz nizamın adeleti, evvelâ nizamı getirenlerin feragati, ve nizama uymalan ile mümkün olacaktır. Çünkü devleti idare edenler ahlâklı, faziletli ve feragatlı olursa ve bu değerlerde taviz vermezse; ahlâk, fazilet ve feragât kademe kademe en aşağıdaki görevliye kadar intikal eder. Dokuz Işık görü$ünün bir umdesi de ahlakçılıktır. Bizm ahlâkçılık anlayışımız da, ahlâkın Türk ve İslâm ölçüleri içinde değerleridir. Biz ahlâk telâkkimizi yabancıların telâkkilerinden ayrı kendi örf ve âdetlerimize göre sınırlandırmaktayız. Milliyetçi Hareketin değer ölçüleri aziz milletimizin kendi öz değer ölçüleriyle aynı olduğundan gelecekte Milliyetçi Hareketin iktidarı milletimizin kendi iktidarı ve şahlanışı olacaktır ve bu mes'ut akibete kimse mani olamayacaktır

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
 
  Bugün 11 ziyaretçi (72 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=